| Yazan |
Konu  |
|
enes yıldız
.: Site Yöneticisi :.

Toplam Yanıt:1218
|
|
Tarih -
24.08.2007
:
02:00
|
Bütün wordpress bloglarının Türkiyeden yasaklanması ile yeniden gündeme gelen sansür tartışmaları devam ederken. Özgürlük(!) adına yapılan bir adilikle karşı karşıya kaldık yeniden. Daha önce Danimarka’da yayınlanan ve inancımızı hiçe sayan karikatürlerden sonra, Türkiye’de de daha önce benzerleri görülen bir basiretsizlik örneği var önümüzde..
Leman Dergisi, son sayısının kapağında, Hayrunnisa Gül’ün başörtülü bir karikatürünü çizdi, üstelik Playboy kızlarının amblemi olan tavşan kız başlığı içinde. Zeka özürlü, inançtan ve insanlık onurundan yoksun bu mizah (!) anlayışını kınıyoruz. Daha önce de çeşitli şekillerde, inanan insanlara taarruzda bulunan, başörtüsünü alaya alan ve seviyesiz müstehcen esprileriyle sürekli gündemde olan bu dergi, bir yandan da özgürlük yanlısı-amerikan karşıtı-insan hakları propagandası yaptığını iddia edip duruyor. Bu hadiseyle ne kadar insani(!) oldukları açıkça anlaşılmıştır... Ellerine avuçlarında olanı yavaş yavaş yitiren inanç düşmanı kitle artık nasıl saldıracağını bilemez duruma gelmiş, bel altı vurmaya başlamıştır. Kanaatim o ki, bu düşünceye sahip insanların bu küstahça tepkisi, köşeye sıkışan kedinin çaresizlikten yaptığı son hamleleri kabilindendir...
Karikatürle ilgili tepkilerden bazıları:
NEŞE KUTLUTAŞ: Allah (azze ve celle) Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurur: "Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah’tan korkun; eğer müminler iseniz...." (Maide Suresi 57. Ayet Meali)
Bu ‘karikatürle’ mizahın hiç de zekâ gerektirmediğini, aynı zamanda içinde keskin düşmanlık barındıran ucube bir şey üretip topluma mizah diye kakalamanın da hiç zor olmadığını görüyoruz. Namusluysanız ve haklıysanız mizahınızın bir karşılığı olabilir; ancak mevcut durumda bu ikisinden de bahsedilmesi mümkün değil. Dergilerinin kapağında küstahça bu karikatürü yayınlayanların durumu benden bakıldığında içler acısıdır. Hayâdan mahrum, edepten mahrum; Aziz ve Celil Olan Allah’ın Rızasından mahrum bu hadsizleri Allah’ın (azze ve celle) en kısa zamanda ıslah etmesini diliyorum.
SİBEL ERASLAN: Kendilerine karşı açılacak davalara şimdiden hazır olsunlar. Zafer bey kendi annesi veya esinin bir tavsan kız seklinde çizilmesini ne kadar hazmederdi acaba? Veya biri çıkıp Zafer Beyi sevimli bir hayvan kılığında çizdiğinde kendisi ne düşünür? Ayrıca çizerin bilinçaltını ortaya koyan bir şey bu... Kadın denilince niçin sadece cinsel obje işareti geliyor akıllarına? Örtülü kadını zavallı ve el atılabilir bir varlık mı zannediyor bu sersemler? Terbiyesizlik, küstahlık... Tavsan kız kılığında sokak sokak gezdirmek lazım bu adamları...
NAZLI ILICAK: Muhafazakâr yapıdaki insanları rencide edici ve aşağılayıcı bir karikatür ama ben böyle bir karikatür için dava açılması taraftarı değilim. Bırakalım buna vatandaş cevap versin ve değerlendirsin. Abdullah Gül’ü eşinin başörtüsünden dolayı Çankaya’da istememek ayrı bir hakaret zaten. Son günlerde "Sıkma baş" ve "yumurta kafa" gibi aşağılayıcı tabirler kullanılmaya başlandı. Bir de böyle benzetmelerle bütün parçaları tamamlıyorlar. Leman Dergisi "Hayrünnisa Gül değil" diyor ama ben Hayrünnisa Gül’ü çağrıştırdığını düşünüyorum. Papyon falan koyulmuş. Bunlar direk Çankaya’yı işaret ediyor. Ayrıca ben bu karikatüre ilk baktığımda playboy kız benzetmesinin olduğunu düşündüm. Bununla nasıl bir aşağılama yapmaya kalkışmışlar anlamadım.
Karikatürün Yer Aldığı Kapak: http://www.leman.com.tr/index.php?kapak
Tepkinizi İletmek İçin:
http://www.leman.com.tr/index.php?iletisim
email: yayinyonetmeni@leman.com.tr
Telefon: 0212 2929565 (4 hat) Faks: 0212 2453806
Müessese Müdürü: Ali Yavuz : O212 2929567 (Dahili 114)
Son Söz: Allah’ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez. TEVBE 32
her şey bir tutam mavi uğrunaydı; biraz gökyüzünden, biraz denizden, biraz da kalbimizden. bir tutam mavi içindi her şey...
|
|
| Yazan |
Yanıtlar |
|
stajeriz
.: Yeni Kalem :.
Toplam Yanıt:3
|
|
Tarih - 24.08.2007 : 11:38
Benim karşı fikirlerim var bu konuda.
Birincisi karikatür zaten "abartma sanatıdır". Bu çizim de bir "özgürlük"tür. Adilik olsaydı eğer, bu karikatürü çizenler değil, başörtüsü ile siyaset yapanlar üstüne alınırdı... Bu çizimle Danimarka’da arasında bağlantı kurmak da sadece kışkırtmadır. Hep yapıldığı gibi...
Bu çizerler hakkında "zeka özürlü" gibi laflar kullanmak acizlikten başka birşey değildir. Çoğu dünyada bile tanınan, zekadan fazlasıyla nasibini almış, aynı derecede kültürlü ve dünya görüşü olan insanlardır. Türkiye’nin klişe olmuş karikatür çizerleridir. Yolunuz düşerse sizde gidip "Leman Kültür" cafeyi ziyaret edin. Hergün ziyaretlerine gelen her kafadan insanla iletişim kurduklarını, saygı gördüklerini, bizim yorum yapamayacağımız kadar birikim sahibi olduklarını görürsünüz. Çoğu Türkiyenin en köklü fakültelerinden mezundur. Bu bile belli bir zekası olan insanların sahip olabileceği birşeydir. Ve başörtüsünü bu karikatürcüler hiç bir zaman siyasi amaçlı kullanıp ta meclise girmeye çalışmadı ! Ve girmedi ! Ama meclise bakarsınız çok kişi başörtüsünden ekmek yiyor. En ufak bir itirazda din düşmanı, yada inançsız sayılıyorsun ! Birde bir ayrıntıya dikkat çekmek gerekir ! Sayın Gül’de Cumhurbaşkanlığına seçilirse eşinin başörtüsü sitilini değiştireceğini vaat etmişti. Zaten öyle bir oyuncak olduki bu başörtüsü eline alan, siyasi bir amacı için şekilden şekile sokuluyor. Aksini söylersen dinsiz oluyorsun !
10 yıldır bu dergiyi okuyup takip ettim. Bu büyük çizerler hakkında hakaretlere gülüp geçiyorum. Tek taraflı acizlik ile yazılmış, yanlı bir yazı. Merak ediyorum onların karşısında olsanız iki cümle kurabilirmiydiniz !
Daha önce de Cumhuriyet gazetesi çizeri bir abimiz, Erdoğanı kedi olarak çizdi diye mahkemeye verilmişti. Bu sanattan anlamayan yanlı insanlara gülüp geçmiştik sadece. Aynı hafta çizere destek olmak için Penguen dergisi çizerleri de Erdoğanı İnek,Maymın,Yılan,Fil,Zürefa olak çizdi ve hepsi mahkemeye verildi. Ve mahkeme "Karikatür evrenseldir, ifade özgürlüğü vardır" diyerek hiçbir ceza vermedi. Sibel Eraslan boşyere medet ummasın. Kanun diyorki "Karikatürcü bu karikatürü çizebilir. Bu bir sanattır". Tabi kanunu tanıyanınız varsa !
Nazlı Ilıcak hakkında edilecek her laf israfdır. Es geçiyorum.
Saygılarımla,
 |
enes yıldız
.: Site Yöneticisi :.

Toplam Yanıt:1218
|
|
Tarih - 24.08.2007 : 12:31
Merhaba, yorumunuzu dikkatle okudum ve doğru anlamak için olağanüstü bir çaba gösterdim. Neticede kendi bakışınızdır, bununla ilgili bir polemik üreterek esas meseleyi gölgede bırakmak anlamsızdır.
Özgürlük, sınırsız bir saha değildir. Klasik bir deyimle "başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde, sizin özgürlüğünüz biter". Bilhassa inanç ile ilgili konular( hangi din ya da inanç olursa olsun ) mizah malzemesi yapılamaz. Yapılırsa, zeka özürlülük hafif bir tabirdir bunun için. Parlak zeka, ya da nüktedanlık derdi eskiler. İncelikle düşünebilme, ince nüansları fark edebilme.. Görülüyor ki burda olabildiğine bir kalın’lık var...
Leman’ın siyasi tavrını ve entelektüel duruşunu en az sizin kadar bilen biriyim. Ancak, bu özgürlük havariliğinin, söz konusu insanlar inançlı kesim olunca çok yerde sekteye uğradığının da farkındayım. Ahlak anlayışının, inanç değerlerimizden kat be kat uzak olduğunun da farkındayım. Leman, Gırgır geleneğinden gelen bir dergi. Gırgır Türkiye’de yüzbinleri aşmış bir tiraja sahipti. Çünkü asla halkın değerleriyle dalga geçmedi, aksine hep sokakların dili oldu. Oğuz Aral’ın yönetimindeki Gırgır bölündü, Limon derken Leman oldu bazısı. Ve Zeka içerikli ( ince düşünceli ) espri yerini kaba saba figürlere, kıl yumağı maço karakterlere, kötü kedi şerafettin’e, belden aşağısı da çıplak figürlere, kendi halkıyla dalga geçen çizerlere bıraktı. Bunu yapan insanların 10 üniversite bitirmesi de neticeyi değiştirmez, ortada siyasal bir özgürlük değil, inancımızın sembolü olan Başörtüsü ile ilgili bir küstahlık vardır. Dikkat ederseniz, meselemiz Hayrünnisa Gül/AKP falan değil, başörtüsüdür. Eğer bu bir özgürlükse, söyler misiniz? Bu karikatür neyi anlatmak istemiştir ? Başörtülü bir bayanı, sömürü kültürsüzlüğün kalesi playboy figürüne dönüştürmek hangi fikri özgürlüğü içerir? El hasıl..İnançları konusunda hassasiyeti olmayanların da bunu anlaması güçtür. Herkesin de anlamasını beklemiyorum...
Ayrıca, leman dergisi bile, sizin savunduğunuzu savunmamıştır. Ve kıytırık cevaplarla mevzuyu geçiştirmeye çalışmıştır. "O hayrünnisa gül değil, zaten tavşan da sevimli bir hayvandır" gibi.. En son leman’ı arayan arkadaşlara verilen cevap ise: "Bu durumdan dolayı çok üzgünüz..."
her şey bir tutam mavi uğrunaydı; biraz gökyüzünden, biraz denizden, biraz da kalbimizden. bir tutam mavi içindi her şey... |
ecra
.: Editör Kalem :.
   
Toplam Yanıt:284
|
|
Tarih - 24.08.2007 : 12:54
Hiç kimse insanların inançlarıyla dalga geçecek, inançlarına hakaret edecek bir özgürlüğü(!) kullanmasın. Özgürlük bu değil. Seviyesizliğin adı ne zamandan beri özgürlük oldu? Evet bu olayı çok kıskandıkları aşikar ama "başörtü"sü bu ülkede bir değerdir. Bu değeri anlayamayanlar yada hazmedemeyenler böyle adice eğlenceler bulur kendilerine.
Ne kadar uğraşsalar da iman ışığını söndüremeyeceklerdir aksine bu hareketlerle daha da çok arttığına şahit olup çatlayacaklardır.
 |
stajeriz
.: Yeni Kalem :.
Toplam Yanıt:3
|
|
Tarih - 24.08.2007 : 13:53
Bir başörtüsü alındı ele ...
Millet vekilliği için bilet oldu ! Çankayaya yol oldu ! Siyasi partilerinin doğmasına sebep oldu ! Aman sakın bunları söylemeyin. Yoksa dinsiz olursunuz alimallah. Birileri başörtüsü üstünden hayatını yaşıyor ! Dikkat rahatları bozulabilir !
Başörtüsü eleştirisi dinsizliktir! Kim söylerse söylesin dinsizdir ! Vay kafirlere bak nasılda başörtüsüne laf atıyorlar ! Din elden gidiyor tutun !
(Tamam bugün bende sizdenim. Hadi bakalım)
 |
güldeniz
.: VIP Kalem :.
  
Toplam Yanıt:212
|
|
Tarih - 24.08.2007 : 17:20
Kınıyorum!
"...emroldunduğun gibi dosdoğru ol..."abilseydik..abilmeyi gönülden isteyebilseydik keşke.. |
ammaryasir
.: Mülteci Kalem :.
   
Toplam Yanıt:485
|
|
Tarih - 24.08.2007 : 22:51
"Stajeriz"e Cevabımdır Karikatür abartma sanatıymış, bize bunu hatırlattığın için çok teşekkür ederim! Ama entelektüel bakış açınla bizi bazı hususlarda aydınlatırsan; küfür etmenin ve Allah’ın ayetlerinden bir cüz olan başörtüsünü cinsel objeye benzetmenin, abartma sanatı içindeki yerini; şöyle bir guzel izah edersen biz de az çok faydalanmış oluruz. Ya da şöyle sorayım sorumu; mübalağa yöntemini sanat eserlerinde kullanan ve bu işin pirlerinden olan kadim sanatçıların acaba hangisi, zekasının parıltılısını yitirip de ,küfür ve hakaretlerden medet umarak mübalağa etme yolunu benimsemiştir? Bunlardan bir çeşni yapıp, bizimle paylaşırsan o kadar mesud oluruz ki.
Ve senin engin bilgi birikimine güvenerek sorularımı sıralamaya devam ediyorum müsadenle. Zekâ konusunda yaptığın muazzam derinlikteki analizin içinde boğuldum kaldım, bir çıkış yolu bulamıyorum. Köklü üniversitelerden mezun olmakla ( YÖK nedir bilirsin herhalde, kök orası mı acaba?), dünyaca tanınmakla, “klişe” olmakla, kültür kafe açmakla; zekânın ilişkini, halk diliyle ifade edip; şu fakire bir kanaat sunsan, epey duacı olur sana. Bildiğim kadarıyla Bush da köklü bir üniversite mezunu, klişe biri, think thank kuruluşlarına sahip ve dünyaca tanınan bir zat. O damı çok zeki acaba. Ama olmasa gerek; çünkü tüm dünyada İQ’suna vurgu yapılarak Mr.88 lakabını çoktan bileğinin hakkıyla kazanmış biri zaten. Lütfen yardımcı ol bana, çünkü aydınlanmalıyım ki, o koca, heybetli, aydın (!) insanların yanında ben de bir iki cümle kurabilip, kafelerinde dünyayı kurtarmaya talip olayım. Belki bu vesileyle ben de bir “dünya görüşü” sahibi olurum sayende.
Umarım kızmazsın, ama sana içinde olduğun garip bir yanılgıyı hatırlatmayı, bir borç bilirim. Üst perdeden konuşarak, lemanın bu ülkedeki tek takipçisi senmişsin gibi bir sanrıyla yaşayıp, bize yol göstermen bence yanlış. Belki de elli bin tane leman dergisinin hepsini sadece sen alıyorsundur yıllardır. Kızmadın değil mi. Merakımdan sordum. Ama bilmeni isterim ki; mercimek kadar akledebilen her insan, lemanın nasıl kimliksiz ve ilkesiz bir dergi olduğunu anlar. Cinselliğin en iğrenç örneklerine mahkum olmuş ve halkın tüm değerlerinden bihaber yaşayan, sırça köşklerinde her biri ayda en az 15 milyara tamah eden, ayyaş çizer takımının nostaljik solculuk oyunlarına mı kandın sen. Bak bunu senden beklemem. O kadar da yanılmazsın sen. Şimdi kalkıp bana cinselliğin sanat içindeki asil rolünden söz etmezsin umarım, çünkü absurditist sanatsal üretimin bu yoz kültürünü sen de sahiplenirsen, savunursan, biz kime güvenip de özgün sanat atılımı umutlarımızı gelecek kuşaklara taşırız ha.
Yanlış görmediysem eğer şöyle bir terennümde bulunmuşsun; “başörtüsünü bu karikatürcüler hiç bir zaman siyasi amaçlı kullanıp ta meclise girmeye çalışmadı”. Bu ifaden doğru. Ama sana şu kadarını söyleyeyim ki, senin karikatürcüler başörtüsünü bugüne kadar zaten hiç görmediler ki, ona bir umut olarak sarılsınlar. Çünkü onlar sağırdırlar, dilsizdirler. Okul önlerinde coplanan kızlar yerine, dekolteden fırlayan şeyleri çizmekle meşguldüler onlar. Ya da hastanede başörtüsü nedeniyle tedavisi yapılmayıp, ölüme terk edilen anneyi “abartı sanatını” kullanmaya bile gerek kalmadan doğal olarak çizmek yerine, insanların yatak odasındaki namahreme temaşa etmeyi daha çok benimsediler. Sen şimdi bu hakikatleri de demagoji diye nitelendirirsin.
Belki bilmezsin, duymamışsındır. Başörtüsünden ekmek yiyenlere duyduğumuz nefreti her hafta, bu ülkenin birçok yerinde, tevhid ve adalet şiarıyla buğzedenlerle aynı saftayız biz. Yani kesesini doldurmak yerine, bedel ödemeyi tercih edenlerdeniz. Ama nerden bileceksin ki. Leman da yazmaz ki bunlar. “Zaten öyle bir oyuncak oldu ki bu başörtüsü eline alan, siyasi bir amacı için şekilden şekile sokuluyor. Aksini söylersen dinsiz oluyorsun! “ demişsin. Anlamaya çalışıyorum, acaba bugüne kadar başörtüsünü gündeme getirip, bunun için mücadele eden kaç “oyuncakçı” gördün. Ya da, “başörtüsü mağruru” olan kaç kişinin yaşantısına tanıklık ettin de bu kadar net ve keskin konuşabiliyorsun. Bu üslubuna hayranım, bilgece geliyor bana. Ve bir de kalkıp, Abdullah Gülün “stil” e yönelik söylemleri üzerinden (demediğini defalarca belirtmesine rağmen) birçok başörtülü insanın onurlu mücadelesini bir çırpıda tuz buz etmeye çalışıyorsun. Akıl almaz bir değerlendirme, yoğun sosyoloji birikimine sahipsin herhalde. Takdir ettim doğrusu.
Cumhuriyet gazetesindeki ağabeylerin ne âlemde acaba. Hala başörtülüleri domuz olarak çizmeye devam ediyorlar mı, yoksa Radikaldekilere özenip maymuna mı benzetmeye çalışıyorlar. Haberim yok da sana bir sorayım dedim. Umarım kendilerinin başörtülü karikatürlerini çizmeye gayret etmiyorlardır, bu en kötüsü olur bence.
Sibel Eraslan’a da dokundurmadan rahat etmezsin sen, seni gidi şakacı seni (!). şunu hiç aklından çıkarma; ben ve bir çok mü’min Allah katında şuna şahitlik edeceğiz ve diyeceğiz ki; İlahi! Sibel Eraslan ve senin şanını yüceltmek için her türlü tuğyana buğzedenler, direnenler, sadece SENİN KANUNLARINDAN MEDET UMDU ve başka bir kanun koyucunun önünde eğilmedi.
Sana son olarak şu sözlerle veda etmek isterim: tevhid ve özgürlük mücadelemiz kim ne derse desin, nasıl engeller koyarsa koysun, ebediyete kadar adalet ekseninde ve Kur’an’ın gölgesinde, yılmadan usanmadan devam edecek. Çünkü biz bu mücadeleyi Ademden devraldık ve nesillere devreceğiz.
Wesselam…
... TEVHİD, ADALET, ÖZGÜRLÜK !.. |
Haciy
.: Serbest Kürsü Editörü :.
   
Toplam Yanıt:307
|
|
Tarih - 24.08.2007 : 22:52
Ne denir şimdi buna?... Stajeriz rumuzlu arkadaş, olay birilerini veya biryerleri kısa veya uzun vadeli tanımak olarak karşılaştırılmamalı. Leman camiasını (yazar ve çizerleriyle birlikte) bende 96’dan beridir tanıyorum. Lemanın siyasi görüşünüde, etik anlayışınıda, sosyo-politikasınıda çok iyi bilen ve irdeleyenlerden biriyim. Sanat ve özgürlük kisvesine bürünerek herşeyi meşrulaştırmaya çalışmak son zamanların en popüler metodu olmaya başladı. Hakaretin adı özgürlük, a-etik figürlerin çizimi sanat+özgürlük oarak sunuluyorsa ve bu da özellikle ve özellikle kutsallık gösteren değerler üzerinden yapılıyorsa işte orada tepki göstermek birilerini rahatsız etmemeli. Birtakım yayaın kuruluşları bunu malzeme yaparak tiraj artırmaya çalışıyorsa bunun adına malzeme üzerinden ekmek yemek denilebilir; fakat şunu kabul edelim ki, kimse birkaç metrekarelik bir kumaş parçasından ekmek yeme kaygısında değil. Bunun savunucusu olsun, olmasın herkes açık ve seçik bir şekilde bunun bilincinde. Uzun lafın kısası, diyeceğimşu ki; Leman camiası kendisine yakışmayan bir tavır sergilemiş.
düşüncelerimin tadı yok dimağında; eremezsin sırrıma. |
stajeriz
.: Yeni Kalem :.
Toplam Yanıt:3
|
|
Tarih - 25.08.2007 : 09:47
Forumları ve yazılanları okudum. (Bu konu hariç konularıda)
Görüdüm ki tarikat evi gibi bir yerdeyim. Yanlış yerde konuştuğuma karar verdim. Kesinlikşe sabit düşünceli bir yerdeyim. Cevap yazmıyorum artık.
Son sözüm, Leman karikatürüstlerine edilen hakaretler için sizi KINIYORUM. Tüm siyasi çizim ve görüşlerini destekliyorum.
Zaman harcayıp cevap yazanlara fikirlerini açıkladıkları için teşekkür ederim.
Yinede bir cümlem var. Baş örtüsünü kullananlar için. Cevabım ammaryasir ' e. Miting alanlarında söylenen şu cümleler sana biryerden tanıdık geliyormu bir düşün ?
-İmam hatipler arka bahçemizdir -Başörtü namusumuzdur -Baş örtü onurumuzdur -Baş örtüye uzanan elleri keseceğiz |
Lawyer
.: Üye Kalem :.
Toplam Yanıt:43
|
|
Tarih - 25.08.2007 : 21:59
evet özgürlük... ama nereye kadar ,sınırları ne olmalı.bence özgürlük kavramının içini doldurmak gerekiyor aksi halde herseyde oldugu gibi bu kavramda oraya buraya çekimekten nasibini alıyor.bu bir ifade özgürlügü bir temel hak ve hürriyetir tamam.stajeriz madem karikatur le alakalı bir kanunun varlıgından bahsetmisin bu konuyu biraz açabilir misin?anayasa bazı temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına yer vermiş.diger bir deyişle sınırlamanın sınırlarından bahsetmiş.bunun için anayasa madde 13 14 ve 15. maddelere bakabilirsin.yani sahsiyetler elini kolunu sallaya salaya özgürlüktür deyip keyfine göre davranamaz.bu iki
ayrıca sunu da ifade edeyim.. "kimse ibadete ,dini ayin ve törenlere katılmaya zorlanamaz.DİNİ İNANÇ VE KANATLERNDEN DOLAYI KINANAMAZ."madde 24 Anayasa demiş.bu güne kadar bunu Cumhuriyet gazetesi de yaptı. radikal gazetesi de Hüriyet gazeteside... sormak istiyorum bu insanlar hangi -siyasi görüse sahip olurlarsa olsunlar buna bakmadan düsünün -inançlarından ötürü kınanmadılar mı? peki yine yasalardan gidelim kişilik hakından bahseder misiniz ...bu olay Hayrunnisa Gül ün kişiligine yapılan bir saldırıdır.bu ne perhiz bu ne lahana tursusu . ifadelerim dagınık oldu kusura bakmayın acelece yazdım :)aslında daha soylenecek cok söz var ama.. son söz ..kınıyorum kınamakla kalmıyor acıyorum..Onlar ki kalpleri mühürlü görmezler ve anlamazlar...hmm unuttum ifade özgürlügü karalama özgürlügü anlamına gelmemeli..."eleştiri" ve "hakaret"ayrımı iyi yapılmalı. son "bıktık artık bu mevzulardan film" iftiharla sundu.
...SaNKi BiR DaHa VaRMıŞ GiBi... |
|
|